"Bana 'Orhan' Diyorlar, Asıl Adım İnsan"

"Bana 'Orhan' Diyorlar, Asıl Adım İnsan"

Hepimizin gönlüne taht kuran, 65 yılını müziğe adayan gerçek bir duayen Orhan Gencebay... Kendisiyle İstanbul’da bir araya geldik. Babacan tavrı ve söyleşi arasında okuduğu şiirleri eşliğinde sorularımızı yanıtlayan ünlü sanatçı, çocukluk yıllarından askerliğine, ailesinden hayallerine kadar hakkında bilinmeyenleri dergimize anlattı.

“İYIYI, DOĞRUYU, GÜZELI ARAYAN BIRIYIM”

6 yaşımdan itibaren meşgul olduğum, önce hobim ve sonunda meslek edindiğim konumdur müzik, müzik benim hayatımdır. Müziğin dışında, iyi ve mutlu bir insan olmaya çalışarak varlığımızı sürdürüyoruz. Sabırlı, sakin bir insanım, kolay kolay kızmam. Kızmadan yaşanılmalı diye düşünüyorum ama olmuyor tabi kızacak dolu şey var bu dünyada. Biraz olumsuza tepki gösteren bir insanım. İyiyi, doğruyu, güzeli arayan, bulmaya çalışan ve ancak iyiyi öneren biriyim. Eserlerimde sevgi, saygı, hoşgörü, bilgi, estetik ve adalet gibi birçok şeyi anlatmaya çalışıyorum. Yaradan’a teslim olan biri olarak, bütün insanların özgürlüğüne, yaşamına saygı duyarak, hiç kimsenin dedikodusunu yapmadan bu hayattaki varlığımı sürdürmeye çalışıyorum.

“Beni müziğe teşvik eden babamdı”

Biz dört kardeştik… Demokrasinin, hoşgörünün ve mutluluğun olduğu güzel bir ailede büyüdük. Annem olağanüstü bir insandı, babam da öyleydi. Annemdeki şefkat, sevgi, saygı dördümüze de yansımış. Müzik konusunda babam bana hep destek oldu, hatta beni müziğe teşvik eden de kendisiydi. Ailede bir benim değil, babamın ve abimin de sesi çok güzeldi. Fakat utanırlardı söylemeye. Ben de birazcık onlardan nasibimi almışım, şarkı söylerken utanırdım.

“BIZ ŞEHADETI GURUR BILIRIZ”

‘Biz bir ölürüz bin diriliriz. Biz vatanın ebedi askerleriyiz. Biz şehadeti gurur biliriz. Canım vatanım Türkiye'm. Vatanım, toprağım, canım Türkiye'm.’ sözleriyle bir bestemde de dile getirmeye çalıştığım gibi, askerlik çok kutsal bir görevdir. Ben bu görevimi, İstanbul Beylerbeyi ve Heybeliada’da bahriyeli olarak tamamladım. Bizim zamanımızda askerlik 2 yıl sürerdi ve o dönemde Kıbrıs olayları vardı. Çok istemiştim orada görev almayı, hatta bazı çalışmalar dahi yapmıştık. Ama nasip olmadı. Vatan uğruna ölmek, bizim için bir gururdur. Biz buna şehadet deriz, vatan için kutsal dava uğruna ölenlere o gözle, o duyguyla bakarız.

“VATAN BIZIM NAMUSUMUZ, ŞEREFIMIZ, HER ŞEYIMIZDIR”

Yüreğimde devasa yer edinen İstiklal Savaşı'mıza olan saygım, hayranlığım ve sevgimden dolayı yazdığım, bestelediğim bir şarkıdır ‘Vatan Sağ Olsun.’ Burada vatanın önemini vurgulamak, vatan için gerekirse canımızı da verebileceğimizi ifade etmek istedim. Çünkü vatan varlığımızdır, halk olduğumuz bir toprak parçasıdır. Kutsal mekanımız, namusumuz ve şerefimizdir. Kısacası vatan her şeydir. Milli duygularla, yıllar önce yaptığım ‘Canım Türkiye'm’ isimli bir bestem daha var. Özellikle 15 Temmuz darbe girişiminden sonra, bu bestemi bir an önce tamamlayıp halkımızın beğenisine sunmak istiyorum. Bugünlerde hepimizin duygu olarak buna ihtiyacı var diye düşünüyorum. Çalışmalara başladık, inşallah en kısa zamanda tamamlayacağız.


“BERHUDAR OL SÖZÜ, GAZI DEDEMDEN MIRAS”

Hüseyin dedem gazi idi, vücudu harita gibiydi. 16,5 yıl askerlik yapmış, 14,5 yıl savaşmış gazilerimizden biriydi. Allah, gani gani rahmet eylesin. Neredeyse her savaşa girmiş; Kurtuluş Savaşı’nda Libya, Yemen, Kafkas ve Balkanlar cephesinde mücadele etmiş. Atatürk’le de birçok cephede savaşmış. ‘Berhudar ol’ sözünü gazi dedemden öğrendim, dedemin hatırasıdır bana. “Orhan, berhudar ol evladım” derdi hep. Ne demek olduğunu sonra öğrendim, çok güzel bir anlamı var: Allah’a emanet ol, Allah seninle olsun, Allah’ın bütün güzellikleri senin üstünde olsun. Ne güzel bir deyim, ne harika bir söz. üstünde olsun.

“BATSIN BU DÜNYA, ÜLKEMIZIN AĞITIDIR”

Olumsuza tepki amaçlı yazmıştım bu şarkıyı. 'Batsın Bu Dünya' Türkiye'mizin ağıtıdır. 1970’li yıllar insanların can güvenliğinin olmadığı çok zorlu günlerdi. O yıllarda yaklaşık 8-10 bin insanımız öldürüldü, 20-30 bin insanımız da yaralandı. Yönlendirilmiş ve kandırılmış olan gençlerimiz, fikir ayrılığından dolayı birbirlerini öldürdü, bir nevi iç savaştı. İşte o dönemde, ‘Böyle bir dünya olacağına batsın, yenisini kuralım’ düşüncesiyle besteledim bu şarkıyı. 'O olaylar olmasaydı da ben de böyle bir beste yapmasaydım' derim hep…

“Ülke olarak büyük başarılara imza atacağız”

İsmail Yavuz tarafından yazılan, ‘Mustafa Kemal’in Uçakları’ kitabını okuyorum bu ara. Okudukça hem üzülüyorum, hem de tüylerim diken diken oluyor. 1923 ile 1950 arasında neler olabilecekken olamamış, engellenmişiz ve engellenmeye fırsat vermişiz. Ata'mız uçak fabrikası kurdurmuş. Biz daha o yıllarda uçak yapıyormuşuz ama bu durumu hazmedemeyen bazı güçler, tek tek kapatmışlar bütün fabrikalarımızı. Şu anda da bunun mücadelesini farklı boyutlarda vermeye çalışıyor ve ülkemiz üzerinde kötü emelleri olanlarla savaşıyoruz. Ancak ben inanıyorum ki bunların da üstesinden geleceğiz ve inşallah ilerleyen zamanlarda çok büyük başarılara imza atacağız. Çünkü bunu yapabilecek potansiyele ve güce sahibiz. Tabi bu dinamikleri harekete geçirmek için daha bilinçli, planlı olmamız ve çok çalışmamız gerekiyor.

“ALEMIN EN GÜZEL KÖŞESINDE YERLERINI ALSINLAR”

Vatanı için can vermiş aslanlarımıza Allah gani gani rahmet eylesin, mekanları cennet olsun. Bir gün hepimiz toprağın altına gideceğiz. Ancak onlar bizler için, değerlerimiz için görevlerini yaptılar ve ölmeyi göze aldılar. Onların varlığıyla bugün savaşabiliyoruz. Alemin en güzel köşesinde yerlerini alsınlar. Gazilerimiz de, şehitlerimizdeki aynı duyarlılık ve bakış açısıyla görevlerini yerine getirmeye çalıştılar. Onların kısmetlerinde ise yaşamak, gazi olmak varmış. Aynı saygıyla hepsini kucaklıyor ve Allah razı olsun diyorum. Bu insanlarımız için yapılabilecek ne varsa, sevgi, saygı, maddi ve manevi, her şeyin en iyi şekilde yapılmasını istiyorum